DigitalTalks: Mustafa İçil ile Pazar Sohbeti

(DigitalTalks blog sayfasında yayınlanan röportajım)

DigitalTalks olarak artık Pazar günleri dijital ekosistemimizin içinden değerli isimlerle yaptığımız röportajları yayınlamaya karar verdik. İlk konuğumuz stratejik pazarlama danışmanı Mustafa İçil.

Merhaba Mustafa Bey, 2013 yılında Google’daki görevinizden ayrıldınız. Bildiğimiz kadarı ile şu an danışmanlık ve eğitim çalışmalarını kurduğunuz şirketiniz üzerinden yürütüyorsunuz? Nasıl gidiyor bu çalışmalar? Neler yapıyorsunuz?
Google’daki Türkiye, Ortadoğu ve Afrika Pazarlama Direktörü görevimden ayrıldıktan sonra söylediğiniz gibi kendi şirketimi kurdum. İÇİL Eğitim ve Danışmanlık çatısı altında, marka ve yönetim danışmanlığı veriyorum. Projelerin detayları şirketlerin ihtiyaçlarına göre şekilleniyor. Genel marka danışmanlığından, dijital ve sosyal medya stratejilerinin belirlenmesine, e-ticaret altyapısının kurulmasına, bu süreçlerde gerekli organizasyon yapılanmasına kadar farklı alanlarda şirket içi ekipler ve çalıştıkları ajanslarla stratejik rotayı çiziyor, hayata geçirmelerine, süreçleri denetlemelerine destek oluyorum. Danışmanlık çalışmalarının yanında da bu alanlarda, kurum içi etkinliklerde sunum, seminer ve eğitimler veriyorum. Yeni pazarlama yaklaşımlarını iş modellerine ve süreçlerine entegre etmek isteyen firmalar ile verimli çalışmalar yapıyoruz.

Mustafa İçil 20 yıl süren profesyonel hayatınızdan sonra kendi işinizi kurmanın verdiği duygular nedir? Hissettiklerinizi paylaşabilir misiniz?
20 yıl boyunca Microsoft, Apple ve Google gibi güçlü markalar ile çalışma fırsatını yakaladım. Bu teknoloji devlerinin Türkiye’de ve Google bünyesindeyken Orta Doğu ve Afrika bölgelerinde, ufak ekiplerden büyük organizasyonlara dönüş süreçlerinin içinde birebir rol aldım. Tüm bu tecrübeleri günün sonunda kendi markanızı güçlendirmek ve büyütmek için kullanmak kadar tatmin edici bir şey yok. Benim şu an yaptığım çalışmalarda tecrübelerimi sadece kendi markam için değil, birlikte çalıştığım tüm markalar için kullanma şansım oluyor ki bu daha da keyifli.

Belirttiğini gibi 20 yıllık sürede Microsoft, Apple ve Google gibi çok önemli markalar için çalıştınız. Bu süre zarfında sizin hayatınıza etkisi en fazla olan kilometre taşları hangileriydi? Neden?
Bugüne kadar çalıştığım firmalarda hayata geçirdiğim ister büyük ister küçük tüm projeler veya yeri geldiğinde risk alıp bambaşka bir sorumluluğa veya role soyunmam, yaptığım her görüşme ve toplantı benim için aynı öneme sahip. 1995 yılında Taksim AKM otoparkında yaptığımız Windows 95 lansmanından, Google’daki son dönemimde hayata geçirdiğimiz ve Türkiye’deki e-ticaret yapan firma sayısını yaklaşık 2 katına çıkaran İşinizi İnternet’e Taşıyın Projesi’ne kadar çok sayıda irili ufaklı kilometre taşı var hiçbirini diğerinden daha önemsiz görmediğim. İnsanın hayatındaki her küçük gibi gözüken parça aslında büyük değişimleri tetikleyen mihenk taşlarıdır.

Şu an birçok şirkete eğitim ve danışmanlık veriyorsunuz…. Tüm bu süreçteki gözlemlerinize dayanarak şirketleri dijital perspektifleri açısından nasıl sınıflandırabilirsiniz?
Google’a ilk girdiğim 2007 yılı ve o dönemlerde en büyük odağımız firmalara geleceğin dijitalde olduğu ve kendilerini dijital dönüşüme hazırlamaları yönündeydi. Bu yolda kanal oluşumundan bilinçlendirme çalışmalarına kadar çok sayıda proje yürüttük. O dönemde birçok firma mevcut iş modellerine ve iletişim stratejilerine, “bozulmadıkça onarmaya gerek yok” yaklaşımı ile bakıyordu. Bugün ise tablo çok daha farklı. Bu konuda her firma bir atılım yapma çabası içinde, ama o kadar farklı platform ve yaklaşım var ki, doğru stratejiyi ve diğer taraftan da her konunun uzmanı kişi ve ajansları bulmak şu an firmaların en büyük zorluğu. Gelinen noktada güzel olan firmaların artık “Neden” sorusunu sormayı bırakmış ve “Nasıl” sorusuna odaklanmaya başlamış olmaları.

Bu gözlemlerinize ve yaşadıklarınıza dayanarak sizce şirketlerin dijitalleşen ve değişen dünyada yaptığı 3 temel hata, dijitalleşme perspektifinden, sizce nedir? Bu hataları yapan şirketlere tavsiyeleriniz neler olur?
Birinci hata bazı firmaların sektör ve önceliklere uygun seçilen belirli dijital platformlarda, odaklı ve uzun dönemli bir strateji ile yer almak yerine, çok fazla platformda dönemsel projelerle yer almaya çalışılması. Uzun süreli stratejiler yerine kısa dönemli taktiklerin kullanımı kalıcı bir etki yaratmaz. İkinci hata dijital iletişim çalışmalarına paralel doğru başarı metriklerinin belirlenmemesi, bu metrikleri ölçümleyecek teknolojilerin kullanılmaması ve panellerin oluşturulmaması. Başarı ve başarısızlıkları doğru ölçümlemek rotayı doğru çizmek için birinci önceliktir. Üçüncü yaygın yapılan hata ise sağlam bir içerik stratejisi olmadan dijital pazarlamaya soyunmak. İçerik kraldır sözü bu noktayı çok net özetler. İçerik, hem dijital reklam hem de sosyal medya iletişim planlarının temelini oluşturur.

Eklemek istediğiniz bir konu var mı?
Bu konularda daha fazla bilgi edinmek isteyenler blog sayfamdan (www.mustafaicil.com) e-bülten listeme üye olabilir veya danışmanlık ihtiyaçları için aynı siteden direk bana ulaşabilirler.

Röportaj davetimizi kabul ettiğiniz için çok teşekkür eder, çalışmalarınızda başarılar dileriz.
Ben teşekkür ederim 🙂

 

Röportajın tamamı: https://www.digitaltalks.org/2015/05/02/mustafa-icil-ile-pazar-sohbeti/