Şirketlerin ard arda Türkiye’yi yönetim merkezi olarak açıklamalarının ardından Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgelerinde yaşanan değişim bu bakış açısını değiştirdi mi?

Türkiye, bölgeden bağımsız olarak kendi içinde büyümesini hızla sürdüren ve yatırımlara oldukça açık bir ülke; bunlar göz önüne alındığında Türkiye’yi özellikle ilgilendiren yatırımlarda zaten bir değişiklik olmayacaktır. Ayrıca, Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgeleri de bir ekonomik reform ve toparlanma sürecine giriyor; dolayısıyla, yatırımcılar tedbirli yaklaşıyorlar olsalar da bu, pazarlardaki fırsatların kaybolduğu anlamına gelmiyor. Yani er ya da geç bölgelere olan ilgi ve yatırımlar canlanacak. Google olarak bizim bölgeye yatırımlarımız geçen yıl içinde artarak devam etti. Bireylerin Internet sayesinde bilgiye ve habere erişimini arttıracak, medya kurumlarının Internet teknolojilerini daha iyi kullanabilmelerini sağlayacak, KOBI’lerin daha güçlü ayakta kalmasını sağlayacak, yeni girişimcilerin fikirlerini hayata geçirebilmelerini sağlayacak çok farklı projeleri hayata geçirdik ve geçirmekteyiz.

Bu dönemde Türk yöneticilerinin kriz tecrübesi, şirket performanslarında ve şirket başarısında ne kadar etkili oldu?

Türk şirketlerinin yatırımları bölgede yaşanan sorunlar sebebiyle büyük riske girse de şirketler tecrübeleri sayesinde çok büyük kayıplar vermeden bu süreci atlatmayı başardılar. Kriz sürecinde yatırımlarını geri çekmediler, planlarını ertelemediler; bazıları sadece kısa bir bekleme sürecine girdiler. Böyle dönemlerde krizi fırsata çevirmek için değişimlere ayak uydurarak gelişen dinamikleri başından yakalamak gerekiyor.

Bu dönemde Orta Doğu ve Kuzey Afrika’da bölge şirketleri açısından oluşan fırsatlar nelerdir? Bu alanda yapılabilecekler ile ilgili tavsiyeleriniz nedir?

Bölge siyasal ve ekonomik açıdan zor zamanlar geçirse de halen potansiyelini koruyan bir bölge; bu önemli faktörü unutmamak gerekiyor. Bölgede geliştirilecek, yatırım yapılabilecek pek çok alan ve önemli bir iş gücü var.

Burada dikkat edilmesi gereken nokta, tüm bölgeyi bir bütün olarak değerlendiremeyeceğimiz konusu. Arap baharından etkilenen ülkelerin siyasal, sosyal ve ekonomik tecrübeleri farklı oldu. Bölge için yapılan ekonomik projeksiyon Arap baharından sonra negatife dönse de, her ülke aynı derecede sorun yaşamıyor. Bazı ülkeler orta vadede toparlanabilecek gibi gözükürken diğerlerinin daha fazla zamana ihtiyacı olacak. Bu sebeple yatırım yaparken her ülkeyi kendi şartlarına göre değerlendirmeli ve yatırım kararlarını ona göre vermeliyiz.

Sonuç olarak bu ülkeler bir değişim sürecine girdi ve değişim, yatırımcıların güven kaybetmesine yol açsa ve riskli görünse de yeni fırsatlar yaratmak açısından önemlidir. Yeni hükümetlerin hepsi kendi şartlarına göre çeşitli ekonomik reformlar yapacaklar. Bu reform sürecinde ortaya çıkacak fırsatları iyi değerlendiren şirketler kazanacaktır.

2012 büyüme ve iş planı hedeflerinizde Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgelerini ne şekilde konumlandırdınız?

Internet Dünyası açısından bakıldığında Orta Doğu ve Kuzey Afrika 85 milyondan fazla aktif internet kullanıcısı olan, özellikle Arap Baharı sürecinde Internet’in oynadığı önemli rolün etkisi ile de bu alana hem hükümetlerin hem kurumların büyük yatırım yapmaya başlamış olduğu bir coğrafya. Bu süreçte her zamankinden daha fazla bu pazara yatırım yapmak gerekli. Google da stratejisini bu şekilde oluşturmuş ve Ortadoğu’yu tüm yatırım ve çalışmalarında önceliklendirmiş durumda.

Mustafa İÇİL

Comment