(BTnet'de yayınlanan yazım)

İnternetin hayatımıza girdiğinden beri sosyal ve iş hayatımızdaki birçok dinamiği değiştirirken, web dünyası da kendi içinde kullanıcı talepleri doğrultusunda hızlı bir dönüşüm yaşıyor. İnternet artık sadece bilgi kaynağı olarak görülmüyor, kullanıcılar tercihlerini gerçek hayattaki deneyimlerini bu dünyada da devam ettirme yönünde kullanıyor.

Arkadaşlarımız ve iletişimde olduğumuz kişiler çevrimiçi dünyadaki yaşamımızın önemli bir parçasını oluşturuyorlar. Bugün birçok kullanıcı webde blog yazıları, tweet’leri ve profil güncellemeleriyle sosyal bağlantılar kuruyorlar. Artık kullanıcıları ‘web insanları’ olarak tanımlıyoruz. Çünkü birbirleriyle iletişimleri, paylaşımları ve sosyal platformlardaki kimlikleri bugün webin önemli bir parçasını temsil ediyor.

Bu paylaşım sadece son kullanıcılar için geçerli bir durum değil. İşletmeler, hatta ülke liderleri de sosyal medya aracılığıyla mesajlarını kitlelere ulaştırmayı tercih ediyorlar. Hayatımızda 5-6 yıldır var olan bu platformlarda kullanıcılar içerik yüklüyor, yorumlarını paylaşıyor, tartışıyor ve eğleniyor. Sadece 4 aydır kullanıcılara açık olan Google+’da ilk 100 günde 3.4 milyar fotoğraf eklenirken, her dakika YouTube’a 60 saatlik video yükleniyor ve her hafta 100 milyondan fazla kullanıcı video paylaşıp, yorumlar yazıyor.

Sosyal platformlar çoğunluğun ortak kanısını, görüşünü yansıtıyor. Google aramaları bugüne kadar sosyal sinyalleri de baz alarak, ‘çoğunluğun sesini’ yansıttı. Şimdi +1 ve Google+ ile artık ‘çoğunluğun sesi’, ‘sizin çoğunluğunuzun sesi’ haline dönüşüyor.

+1 uygulamasıyla kullanıcılar Google arama sonuçlarında karşılarına çıkan ve beğendikleri web sitelerini, reklamları, videoları kısacası tüm içeriği +1’leyerek, değerlendirmelerini paylaşabiliyorlar. Herhangi bir konuda bilgiye veya öneriye ihtiyaçları olduğunda, arkadaşlarının +1’leyerek önerdikleri ve Google+’da paylaştıkları içeriklere Google arama sonuçlarından erişebiliyorlar. Örneğin tatil planları yaparken gideceğiniz yerde otel ya da restoranı araştırırken, çevrenizdeki kişilerin deneyimlerini +1’ledikleri siteler üzerinden inceleyerek, referans alabiliyorsunuz. Bugün +1 rozeti milyonlarca sitede yer alırken, günde 5 milyar görüntülemeye erişiyor.

Kullanıcılara daha iyi bir web tecrübesi yaşatma ve web’i daha sosyal hale getirme yönündeki çalışmaların temelini oluşturan Google+’da artık kullanıcılar sadece çevrelerindeki insanlarlailetişime geçmenin ötesinde takip ettikleri konular, hobileri ve markalarla ilgili gelişmeleri yarattıkları çevreler üzerinden takip ediyorlar. Dört ay gibi kısa bir surede 90 milyondan fazla kullanıcıya erişen ve halen bir proje aşamasında olan Google+’a, kullanıcıların geri dönüşleri doğrultusunda her gün yeni bir özellik ekleniyor.

Sadece son kullanıcılar değil, artık işletmeler de sosyal platformların gücünün farkına vararak, bu dünyadaki varlıklarını artırma yönündeki projelerine hız veriyorlar. Bunun önemli bir göstergesi de, işletmelerin hedef kitleleri ile belirledikleri çevreler kapsamında birebir iletişime geçmelerine imkan tanıyan Google+ sayfalarının açılma hızı. Lansmanı kısa bir süre önce yapılmasına rağmen bugün 1 milyonun üzerinde marka/işletme, çevreleri ile iletişimlerini, yeni ürün tanıtımlarını Google+ üzerinden gerçekleştiriyor.

Sosyal platformlardaki bu gelişimi tetikleyen en önemli unsur ise mobil teknolojiler. Mobil teknolojilerin ve akıllı telefonların kullanımındaki artış ile kullanıcılar zamandan ve mekandan bağımsız internet dünyasında var olabilmenin özgürlüğünü yaşıyorlar. Akıllı telefonlara kullanıcıların yönelmesiyle birlikte bu alana yapılan yatırımlar da artış gösteriyor. Özellikle bulut bilişim teknolojisi üzerinde geliştirilen uygulamalarla cep telefonları artık kullanıcılar için ‘Süper Bilgisayarlar’ haline dönüşüyor.

Kullanıcılar özgürlüğü seviyor, hayatlarını bu dünyaya taşıyor, paylaşıyor, eğleniyor. Artık büyük bir çoğunluk için internette en büyükvar olma nedeni sosyal platformlar. Hızla yükselen ve geçici olmayan bu trendde hedef kitleleriyle doğrudan iletişim kurmak isteyen, geri dönüşlerini analiz ederek planlamalarına bu doğrultuda şekil veren markalar, doğru stratejilerle başarıyı yakalayabilecekler.

Bizler de tüm bu gelişimi geniş bir bakış açısıyla desteklemeye devam edeceğiz.

Mustafa İÇİL

Comment