Comment

KOBİ’lerin Başarısında Dijitalleşmenin 5 Önemli Rolü

Gartner bir raporunda şöyle diyor: “2020 yılı itibari ile müşteriler firmalarla ilişkilerinin %85’ini bir insanla konuşmadan gerçekleştirecek.” Dijital Dönüşüm ve Pazarlama 4.0 gibi kavramları çokça konuştuğumuz bu dönemde, müşteri iletişiminde Dijital artık bir alternatif iletişim kanalı olmaktan çıkıp ana iletişim kanalı olmuş durumda. Özellikle de KOBİ’ler için dijital, rekabete karşı oyun alanını dengeli hale getiren bir kanal. Gelin KOBİ’lerin başarısında dijitalin öneminin 5 nedenine bakalım:

1. Pazar ve Müşteri Bilgisi

Müşterilerin isteklerini ve ihtiyaçlarını anlamak geçmişte büyük yatırım gerektiren pazarlama araştırmalarına bağlıyken, artık dijital dünya bize bu bilgilere günlük olarak erişme fırsatını veriyor. Sosyal medya platformlarındaki ve forumlardaki paylaşımlardan arama motorlarındaki arama istatistiklerine kadar birçok veri herkesin erişimine açık. Burada pazar araştırmaları için büyük bütçelere sahip firmalar değil, internetteki paylaşımları ve verileri iyi okuyup yorumlayabilenler kazanıyor.

2. Talep Tabanlı Pazarlama

Pazarlama yaklaşımları artık iletişimin markalar tarafından başlatıldığı modellerden, tüketici tarafından başlatıldığı modellere doğru kaymaya başladı. Günümüz tüketicisi ihtiyaçları olmadığı anlarda firmaların reklamlarını görmek yerine, çözüm ihtiyaçları olduğunda kolayca ulaşabilecekleri firmaları tercih ediyorlar. Burada doğru platformlarda doğru içeriklerle yer almak, yani içerik stratejisini doğru kurgulamak dijital pazarlama başarısının temelini oluşturuyor. Organik trafik her zaman için en değerli trafiktir ve bu noktada konusuna hakim bir KOBİ, büyük bütçeli bir firmanın karşısında eşit şartlarda yarışıyor. Ayrıca hedef kitlenizle iki yönlü (etkileşimli) iletişim kurmak açısından dijital platformlar sayesinde büyük ve küçük ölçekli işletmeler aynı rekabet güce sahip. Hatta daha niş kitlelere odaklanan KOBİ’ler bu alanda avantaja bile sahip denebilir.

3. Yüksek Geri Dönüş

Dijital Pazarlamayı düşük yatırım gerektiren bir alan olarak tanımlamak doğru olmaz. Her pazarlama kanalında olduğu gibi yapılan yatırım boyutu geri dönüşü de o oranda arttıracaktır ama bütçesel olarak dijitalin sağladığı en büyük iki avantajdan birisi, yapılan yatırımların geri dönüş oranlarının daha yüksek ve ölçülebilir olmasıdır. İkinci avantaj ise geleneksel pazarlama yaklaşımlarından farklı olarak, etki yaratabileceğiniz minimum bütçe sınırının daha düşük olmasıdır. Az bir yatırımın bile geri dönüşünü görebileceğiniz dijital pazarlama, şirketin büyümesine paralel olarak büyüyebilir. Bu da KOBİ’ler için dijital pazarlamanın önemini arttırıyor.

4. Müşteri Yolculuğu

Pazarlamanın kilit noktası müşterinin karar verme ve satın alma süreç ve alışkanlıklarını iyi anlamaktan geçer. Günümüzde bu süreç dijitalden geçiyor. E-Ticaret’in hızla büyüdüğü, online ödeme sistemlerinin kullanımının yaygınlaştığı, satın alma kararlarının internet araştırmaları ile verildiği bir dönemde, bu dünyanın dışında kalmak düşünülemez. KOBİ’ler açısından baktığımızda günümüzde bir e-ticaret sitesi kurmak veya internet pazar alanlarında e-mağaza açmak hiçbir zaman olmadığı kadar kolay. Artık internet üzerinden müşteriye çözüm sunmak büyük ölçekli bir firma olmayı gerektirmiyor.

5. Dönüşüm ve Optimizasyon

Dönüşümü sağlama, yani potansiyel veya satın alan müşteri kazanma, sürecinde yatırımın geri dönüşü açısından dijital kanallar büyük avantaja sahip. Limitli yatırımla hızlı sonuç elde etmeyi hedefleyen firmalar için dijital vazgeçilmez bir kanal. Ayrıca dijital dünyanın ölçümleme ve optimizasyon süreçlerinde sağladığı araçlar ve bilgiler sayesinde bir firma, harcanan her kuruşun doğru yere gittiğinden emin olabilir. 

Dijital Pazarlama her boyuttaki firmanın vazgeçilmezi haline geldi ama KOBİ’ler özelinde bakıldığından avantajları daha da fazla ortaya çıkıyor. Özellikle daha büyük rakiplerle eşit şartlarda yarışabilmek yolunda dijitalin önemi yadsınamaz. Dijital aynı zamanda pazarlamanın sürekliliğini sağlıyor. Ekonominin yavaşladığı dönemlerde bile ölçülü pazarlama fırsatı vererek firmaların yarışın gerisinde kalmamasını sağlıyor.

Mustafa İÇİL
Stratejik Yönetim ve Pazarlama Danışmanı
www.mustafaicil.com

(Digital Age Temmuz sayısında yayınlanan yazım)

 
 

Comment

Comment

Evden Çalışmanın Dijital Hafifliği

1994 yılında Microsoft Chicago ofisinde çalışmaya başladığım dönemlerde, dünyanın farklı noktalarındaki Microsoft ofisleri ile bağlantı kurabildiğimiz video konferans sistemini müşterilerle bir teknoloji harikası olarak gururla paylaşıyorduk. Bugün ise bunu elimizdeki ufacık akıllı telefonumuzla kolaylıkla yapabiliyoruz. Dijital Çağın araçları iletişimi farklı bir boyuta getirmiş durumda. Çalışanlar artık ofislerini bilgisayar çantalarında, ceplerinde taşıyorlar. Biz neredeysek, ofisimiz orada.

Teknolojik gelişmelerin bir uzantısı olarak iş hayatında evden çalışma kavramı yaygınlığını hızla arttırıyor. Firmalar adım adım bu değişimi şirket kültürlerine yedirmeye başladı. Çok sayıda firmada ayda bir, haftada bir çalışanlara evde çalışma izni veriliyor. Hatta tam zamanlı evden çalışma üzerine kurulu iş modelleri de var. Kurumsal bir şirkette beyaz yakalı çalışanların başarı kriterleri kaç saat çalıştıkları üzerine değil, hedeflerini ne kadar gerçekleştirdikleri üzerine kurulu olur. Bu durumda hedefler gerçekleştiği sürece çalışanın ofiste olup olmaması önemli bir kriter olmaktan çıkıyor. Şehir trafiğine girmemek, hareketli bir ofisin yer yer dikkat dağıtan ortamından uzak olmak; evde çalışmayı zamanı daha iyi kullanma ve daha iyi odaklanma açısından çok daha avantajlı hale getirebiliyor. Diğer taraftan e-posta, WhatsApp gibi anında mesajlaşma servisleri, Skype gibi video konferans çözümleri; iş ile olan bağlantının sürekliliğini sağlıyor. Evden çalışmak, hem şirket maliyetlerini azaltan hem de çalışan verimliliğini arttıran bir yaklaşım. Tabii burada bu verimin sağlanmasında çalışanın ev ortamında kişisel motivasyonunu sürdürebilmesi, ev rahatlığında ofis çalışma disiplinini yaşatabileceği bir alanının olması ve gün içinde evde olan diğer aile fertlerinin desteği ve anlayışı çok önemli.

Dijital teknolojilerin evde geçen zamana kattığı değer sadece iş dünyasında değil eğlence dünyasında da geçerli. Bugün YouTube kanalları sayesinde tamamen kendi zevklerime uygun ve istediğim içeriği istediğim zaman izleyebileceğim bir karma izleme listesi oluşturabiliyorum. İçerik tüketim alışkanlıkları başkalarının sizin için belirlediği içeriklerden kişiselleştirilebilir içeriklere dönüşüyor. Evde Netflix, Apple TV gibi teknolojiler sayesinde istediğimiz filmi istediğimiz zaman izleyebiliyoruz. Teknoloji ve internet sinemayı, en sevdiğimiz programları, en sevdiğimiz restoranları bir kaç tıklama ile ayağımıza getiriyor. Kısa bir sosyal medya turu sevdiklerinizle, dostlarınızla iletişim kurma, onların ne yaptıklarından haberdar olma fırsatını size veriyor. Bunların hiçbirisi tabi ki dışarı çıkıp bir sinemaya gitmenin, dışarıda keyifli bir yemeğin veya arkadaşlarla yüz yüze sohbetin yerini alamaz ancak buna fırsat bulamadığınızda sürekliliği sağlayabilir ve erişilebilirliği arttırabilir. Bu noktada “sosyalleşme” ve “uzaktan erişim” arasındaki dengeyi sağlama sorumluluğu bizlere düşüyor. Teknoloji faydalı bir araç, aranızdaki ilişkide karar veren siz olduğunuz sürece…

Mustafa İÇİL
Stratejik Pazarlama Danışmanı
İÇİL Eğitim ve Danışmanlık
www.mustafaicil.com

 

 

Yazımın DigitalAge Şubat sayısında yer alan kısmı

 

Comment

Comment

Geleceğin Reklam Formatı 360 Derece Sanal Gerçeklik

(TechInside için yazdığım yazı: https://www.techinside.com/gelecegin-reklam-formati-360-derece-sanal-gerceklik/)

360 derece video son dönemin dijital pazarlama gündeminde yer edinen yeni bir reklam formatı. Özel kameralarla çekilen bu videolarda her sahne 360 derece olarak kaydediliyor ve böylece izleyici kendini videoda yansıtılan olayların merkezinde buluyor. Bilgisayarında videoyu imleci ile kontrol ederek, cep telefonunda cihazını hareket ettirerek veya daha da güzeli artık çok uygun rakamlara alınabilen hatta evde yapılabilen Google Cardboard sanal gerçeklik gözlüğü varsa, sadece başını çevirerek görüntüyü istediği açıdan izleyebiliyor. 360 derece video teknolojisi bir anlamda izleyiciyi video çekiminin merkezine yerleştiriyor, olayı sadece izlemesini değil tam anlamıyla deneyimlemesine fırsat veriyor. Coca-Cola, BMW, Red Bull gibi bir çok markanın başarılı örneklerini internette görmeniz mümkün.

Sağladığı farklı ve etkileşimli deneyim 360 derece reklam teknolojisini markaların gündemine yerleştirdi ama kullanımının yaygınlaşması iki kritere bağlı… maliyet ve yaratıcılık. Maliyet açısından bakıldığında, bu şeilde çekim yapabilen kameraların gün geçtikçe daha erişilebilir hale geldiğini görüyoruz. Böyle bir reklam videosunu hazırlamanın toplam maliyetini de sağlayacağı geri dönüş ile orantılı olarak tartmak gerekir. İlk paylaşılan veriler 360 derece reklamların normal reklamlara göre izleme oranlarını arttırdığını göstermekte. Tabi bu veriye bir de izleyiciyi deneyimin merkezine yerleştiren bir reklamın yarattığı daha yüksek marka etkisini de eklemek gerekir. Yaratıcılık açısından bakıldığında ise, bu yeni format için senaryo ve kurguyu oluştururken standart bir video reklam bakış açısının dışına çıkmanın gerekliliği ortada. Yakın bir dönemde ajanslarda “sanal gerçeklik tasarımcısı”, “sanal gerçeklik yaratıcı uzmanı” tarzı pozisyonlar açılmaya başlarsa şaşırmamalı.

Mustafa İÇİL
Stratejik Pazarlama Danışmanı
İÇİL Eğitim ve Danışmanlık
www.mustafaicil.com

Comment

Comment

4.5G Pazarlamaya Neler Katar?

(Digital Age dergisi Nisan ayı sayısında çıkan yazım)

Özellikle son on yılda teknolojide gördüğümüz hızlı değişim, hem günlük yaşamamızı hem de iletişim kanallarını büyük ölçüde etkiledi. Dijital Dönüşüm diye de tanımladığımız bu değişim, pazarlama yaklaşımlarında da farklı bir bakış açısı getirdi ve farklı kanallar stratejinin bir parçası haline geldi. Hem bireysel iletişimde, hem de pazarlama iletişiminde tüm bu kanallarda görsel formatlı iletişim arttı. Instagram, Vine, Snaphat gibi görsel ağırlıklı platformların hızlı büyümesi, Facebook kullanımında video ve görsel içeriğin ağırlığı, YouTube’un halen dünyada en çok kullanılan 2. arama motoru olması bu değişimin en net göstergeleri. Görsel iletişimin bu kadar arttığı ve bu içeriğin en çok mobil cihazlarda tüketildiği bir dünyada, 3G’den 4.5G’ye geçişin sağlayacağı internet erişim hızı artışı hem bireysel kullanımda, hem de pazarlama iletişiminde yeni fırsatlar getirecek. Full HD’den bile daha yüksek kalitede video izleme olanağı veren 4K çözünürlük, sanal gerçeklik ve yeni bir reklam formatı olan 3D (3 boyutlu) reklam videoları mobil cihazlarda çok daha kesintisiz ve çok daha kaliteli görüntülenebilecek. Sadece görsel iletişim değil, akıllı cihazların birbirleri ile iletişimini ifade eden IoT (Nesnelerin Interneti) yaklaşımı da 4.5G hızından faydalanacak. 4.5G daha yüksek hız, veriye daha kolay erişim ve hem bireyler arası hem de kurumlar arası daha güçlü iletişim anlamına geliyor.

Mustafa İÇİL
Stratejik Pazarlama Danışmanı
www.mustafaicil.com

 

Digital Age  "4.5G Pazarlamaya Neler Katar" (2016 Nisan)

 

Comment